10 Ocak 2013 Perşembe

Eski şehir, güzel kadın

Düşünmek canınızı sıkabilir.. Eğer ki henüz tanışmadıysanız ya da ona
benzer bir kadınla karşılaşmadıysanız..

Özetle; gerisinde kalırsınız veya yanında olursunuz..
Kendinizi bir karat şanslı bulursunuz..
Ruhunuza dokunur, öyle sıcak, öyle naif, öyle kadınsı..
Martıların gökyüzüne yakıştığını düşünüyorsanız, yanılıyorsunuz..
Henüz size gülümseyişini görmemişsiniz..
Öyle ya, nice kadının gülüşü, gidişinden daha hatırlanır..
İlmek ilmek işler sizi zamana, nakarattan ibaretsinizdir hayatında ama
asla yalnızca tekrar değilsinizdir..
Ruhuna dahildir, olmayı becerebilmiştir..
Birilerine aşık olduğu saçmalıktır.. Sevdiği doğrudur.. Kimi özlediği
muallaktir..
Yaşadığı şehrin hakkını yalnızlığıyla vermiş, çok şeyden vazgeçmiş ve
o'na sorsanız bir arpa boyu, bize kalsa bir kaç ışık yılı kat
etmiştir..
Anlatmak, yaşamak kadar güzel olsun isterdim..
Ancak baharın yerini yaza bırakmasını, saçlarında ki hayal kırığını,
iki dudağının arasında ki vedayı, gözlerinin içinden bize bakan ruhunu
ve iki dudağının arasında ki adamı daha nasıl anlatabilirim ki?.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder